Akyaka – Okluk Koyu Turu

Kış mevsimini durağan geçirdim sayılır, en azından günübirlik etkinlikler haricinde farklı biryerlere gitmeyeli epey olmuştu. Birkaç arkadaşım kite-board yapmak için 23 Nisan tatilini Akyaka’da (Gökova-Muğla) geçireceklerdi. Ben de onlara takıldım ve Akyaka’ya attım kendimi. İlk gün birlikte arabayla İncekum koyuna gittik, tatil moduna girmemiz çok uzun zaman almamıştı.

Marmara Adası Turu

Deniz kayağıyla uzun tur yapmayalı epey bir zaman olmuştu. İstanbul içi ve civarındaki günübirlik etkinlikler her zaman için keyifli geçiyordu, fakat artık daha farklı yerlere uzun tur yapma ihtiyacı aldı başını gidiyor diye düşünüyordum. Her yıl ülkemize gelip bizlere ileri seviye eğitimler veren Polonyalı dostumuz Marcin Chodorowski bu yıl yine aynı tarihlerde misafirimiz olacak ve üç günlük eğitim kampında bize eğitmenlik yapacaktı. Marcin, bu eğitim kampı tarihlerinden beş gün önce Türkiye’de olacaktı. Biz de hemen açtık haritaları, yaptık planı. Oraya mı buraya mı derken kararımızı Marmara Adası olarak verdik, iyi ki de gitmişiz.

Paşabahçe’den Anadolu Kavağı’na

Bodeka olarak en sık yaptığımız güzergahlardan biridir, Paşabahçe’den çıkıp Anadolu Kavağı’na gideriz. Bu rota, yaklaşık olarak 16-17 km uzunlukta, orta mesafeli bir uzaklıkta diyebiliriz. Tıpkı İstanbul çevresinde olduğu gibi boğazdaki hakim rüzgar Poyraz’dır, yani yılın büyük kısmı rüzgar kuzeyden  eser. Ayrıca boğaz akıntısı da herzaman için Karadeniz’den Marmara’ya doğrudur, tabi burada kastettiğim yüzey akıntısı. Bunun anlamı, Paşabahçe’den çıktığımızda genelde giderken rüzgara ve akıntıya karşı gidiliyor, dönüşte de rüzgarı arkanıza alıyorsunuz.

Boğazda Sea Kayak Keyfi

Bodeka üyelerinin tipik bir hafta sonu etkinliğinden görüntüler!
Paşabahçe’den çıkıp, Anadolu Kavağı’na gidip öğle yemeğimizi yedik, ardından tekrar Paşabahçe’ye geri döndük.
Yaklaşık mesafe 17 km. Bodeka üyeleri için oldukça rutin bir etkinlik örneği.
www.bodeka.org

 

 

Geyikli – Çandarlı

Çalışan her mahlukatın dört gözle beklediği yıllık izin, benim için bir kaç ay önceden belli olmuştu ve ben de diğer tüm mahlukatlar gibi dört gözle izin tarihlerimi bekliyordum. Fakat bu tarihler arasında ne yapmalıydı, kız arkadaşımın da kanına girip tatile mi gitmeli, yoksa memleket ve aile ikilisine üçüncü köşe mi olmalı, yoksa kulüpten birilerini kandırıp uzun tura mı çıkmalıı? İlk iki ihtimale dahil olanların da gönlünü yapıp rızasını aldıktan sonra son ihtimal olan uzun tur üzerinde biraz kafa yormaya başladım. Şevket Abi ve Fikret’i kandırmak hiç de zor olmadı, her ikisi de dünden razıydı. Böylece ekip belli olmuştu, Şevket Abi, Fikret ve ben. Ekibin performansının yüksek olduğunu söyleyebiliriz, bu durumda buna göre bir program çıkartabilirdik artık. Farklı alternatifler düşünüldü ve kabaca varılan karar şuydu: Çanakkale’ye bağlı Geyikli’den yola çıkılacak Edremit Körfezi’ne fazla girmeden Assos’tan Ayvalık Cunda Adası’na geçilip İzmir’e bağlı Dikili’den çıkılacaktı, fakat faliyet başladığında aldığımız karar ile Dikili’yi de geçip Çandarlı’dan çıkacaktık.

Gelibolu – Bozcaada

Faaliyet Tarihi: 4 – 7 Haziran 2009
Faaliyet güzergahı  ve özeti : Çanakkale Gelibolu’dan denize çıkıp üç gün süren seyirle Kumbağ’dan çıkış.

Faaliyet Açıklaması: Planımıza göre 4 Haziran Perşembe akşamı kayakları İstanbul Paşabahçe’deki kulüp binasından yükleyip yola çıkacak ve Bahçeşehir’den Şevket Abi’yi alıp yola devam edecektik. Kulüp binasına geldiğimizde İsrailli dostumuz Avner ve Cemal Abi kayakları ve diğer ekipmanları hazırlamışlardı. Kayakları yükleyip çıktık ve Bahçeşehir’den Şevket Abi’yi de alıp düştük yollara. Gece 02:00’ye yaklaşan bir saatte Gelibolu’ya oldukça yakın bir köyde yaşayan Cemal Abi’nin kardeşinin köyünde sabahı ettik ve sabah erkenden Gelibolu’ya geçip kahvaltımızı edip son hazırlıkları da bitirdik.